Skip to main content

Alplere doyamadik : Axalp gezisi :)


Gecen sene yaptigimiz Arabayla Avrupa Turu 'nun bizim icin en gozde kismi olan Axalp'in tadi damagimizda kalmisti. Tatilimizin ikinci kisminda da yine arabamiza atlayip Axalp'a gittik. 
Gecen sene cok memnun kaldigimiz icin yine Hotel Chemihuttli'de kaldik. Memnuniyetimiz bu sene de katlanarak artti, simdiye kadar kaldigim birbirinden farkli bir cok yerin icinde konaklama bakimindan en sevdigim yer burasi herhalde.  Booking.com 


Otelin sahibi cift Rudi ve Heidi o kadar sicak ve samimiler ki, gercekten evinizde hissediyorsunuz. Odalar cok genis ve inanilmaz temiz, her sey piril piril ve ihtiyaca uygun sekilde dizayn edilmis.


Bu seneki balkon manzaramiz iki cepheliydi ve yine cok guzeldi. Rudi ayni zamanda sef asci ve butun yemekleri kendi hazirliyor, Heidi de servis yapiyor. Yemekler o kadar lezzetli ki, her gun en az 10 km tirmanarak yurumemize ragmen pek kilo kaybettigimiz soylenemez. Buna sabahlari yaptigimiz guzel kahvaltilarin da etkisi olmustur mutlaka :)



Mutlaka bir eksiklik bulmak isterseniz soyleyebilecegim tek sey internet baglantisi bazi odalarda ya da gunun bazi zamanlarinda zayif olabiliyor. Interneti pek kullanmadigimiz icin cok sorun olmadi bizim icin, goruntulu gorusmelerimizi bile yaptik. 






Gecen seneki gunesli ve sicak havalardan farkli olarak bu sene neredeyse surekli yagmurlu ve soguk bir hava vardi. Ama bu yuruyuslerimizi engellemedi. Hatta havanin sicak olmamasi iyi bile oldu. Bol bol islandik ama dag havasi ve yagmur bir araya gelince ne kadar guzel olabilecegini tahmin edersiniz :)











Burada gecirecegimiz 4 gunumuz vardi. Ilk gun gecen sene dagin ortasindaki restauranta kadar nefes nefese zar zor ulastigimizdan gidemedigimiz Hinterburgseeli golune gittik. 

Asagidaki fotograf o gunden degil son gunden. Cunku ilk gun en yagisli gundu ve yagmurun kendisinden bile daha fazla islanmis olabiliriz. Eve geldigimizde ayakkabilarimiz hala islakti. Hem yagmurdan hem ortamin buyusunden o gun fotograf cekme sansimiz olmadi. 

Bir yanda gokyuzune yukselen daglar, asagida gol, sislerin icinden gogu delercesine yagan yagmur ve etrafa yayilmis boynuzlu inekler ile sahit oldugum en mistik goruntuydu. Tuylerimiz urperdi resmen.


Axalp'ta ahsap isciliginin cok iyi ve populer oldugundan bahsetmistim ama gecen sene yanlis yollardan yurudugumuz icin sinirli sayida eser gormustuk. Bu sene Schnitzlerweg yuruyus yolunu olmasi gibi yurudugumuzden bir cok basarili ahsap isciligiyle karsilastik yol boyunca.













Yagmur altinda, tripodsuz ve makinenin en yuksek otomatik cekim ayari 10 saniye iken bu fotografi nasil tek seferde cektigimiz hala gizemli ama cok eglenceliydi :)









Ikinci gun Giessbach selalelerinden mint yesili gol boyunca Iseltwald'a yuruduk. Gecen sene feribotla donmustuk. Bu defa donusu de yine yuruyerek yaptik. Cok yagmurlu olacagini bildigimiz icin fotograf makinesini yanimiza almamistik ama agaclarin korumasinda fazla islanmadan tamamladik yuruyusu. 

Telefonla cektigimiz bir kac fotograf: 






En komigi de bu herhalde :)



Ucuncu gun Geocaching avina ciktik, bir sonraki postta bundan ayrica bahsedecegim. Donerken Rundweg denen farkli bir yuruyus yolu kesfettik. 






Son gun yagis cok az olacagindan uzun uzun tadini cikarmak icin ve orada bulunan geocache'i aramak icin tekrar Hinterburgseeli'ye gittik. Bu defa kendimizi astik, hem gole ulasip, cevresinde gezindik, hem restauranta en zorlu yoldan tirmandik, hem de otele donerken yeni kesfimiz Rundweg'i kullanarak donduk. Ilk defa Polar'im %400'un uzerinde degerler gordu. Neyseki aksam yemeginde telafi ettik hepsini :)

Bir sonraki Geocaching yazisinda gorusmek uzere..
























Comments

  1. O kadar mutlu gözüküyorsunuz ki , eğlendiğiniz fotoğraflarınızdan belli .. Bayıldım ben buraya ne kadar güzel bir yermiş ... Fotoğraflar sanki kartpostal gibi ...
    Sayende bir yeni yer öğreniyoruz

    ReplyDelete
    Replies
    1. Tesekkurler, pozitif hisler yansitabildiysek ne mutlu bize :) En yakin zamanda sizlerin de buralara gitmesini diliyorum, ordayken daha da cok seveceginden eminim ;)

      Delete
  2. Sen gezdikçe ve paylaştıkça ben burda accayip mutlu oluyorum Yasemen. tüm dikkatim, sevincim geri geliyor renkten renge koştukça:)
    sevgilerimle
    Yağmur

    ReplyDelete
    Replies
    1. O kadar mutlu oldum ki yorumuna Yagmurcum, benim de icim acildi yazdiklarinla. Sevgiler, opucukler :)

      Delete
  3. Gerçek olamayacak gibi sanki gördüklerim başka yerde görsem hile olduğunu sanarım, içim açıldı! ve siz ikiniz çok ama çok güzelsiniz...(elbette maşallah diyip gidiyorum:))

    ReplyDelete
    Replies
    1. Caniimm cok tesekkur ederiz, asil masallah bizden sana ve tatli ailene gelsin, en kocamanindan:))

      Photoshop, Lightroom gibi programlari kullanmayi bilmiyorum zaten, Aperture'a yukleyince eger gerekliyse cok basit duzeyde isik, contrast ayari falan yapiyorum sadece. Ama oyle guzel, buyuleyici yerler ki, ona bile gerek kalmiyor cogu zaman :)

      Delete
  4. Canım Yasemen, heyecanla beklediğim yazıya sonunda kavuştum!
    Ahan da fotolar :P
    Hepsi harika, tripodsuz tek seferde çektiğiniz fotoya ayrıca bayıldım.
    Tahta heykeller harikaymış, Çağrı'nın pozu da bombaydı :)
    İçim ürperdi benim de bazı fotolarda, gidip görsek ne hissedeceğiz acaba :P

    Öperim seniii

    ReplyDelete
    Replies
    1. O zaman bir sonraki yazi da sana gelsin ;)

      Makinayi nereye koyduk, o acidan 10 saniyede hepimiz cikacak sekilde kadraji nasil ayarlayip, odaklamayi yapip, makinanin yanindan ayrilip o pozisyonu aldik hiic sorma, fotografi gorene kadar olmayacagina emindik neredeyse :))

      Cagri'nin daha once gezdigimiz baska sehirlerde de heykellerle bir suru bomba fotografi var. Tarihi sehir, muze falan geziyoruz diye ciddi takilmamiza gerek yok sonucta :P

      Bence bir gidip gorun derim ben ;)

      Optum cok cok..

      Delete
  5. Şahane fotolar, şu tatsız günlerde içimi açtınız Yasemencim ve o otomatik fotoya ayrıca bayıldım, ikiniz de çok tatlısınız, seviyom çok sizi, kardeşim olur musunuz :)))))

    ReplyDelete
    Replies
    1. Seve seve oluruz Nurşen ablacim, hislerimiz karsilikli, Cagri da, ben de opuyoruz seni kocaman :))

      Delete
  6. Doyulur mu hiç. Ben ki yaylalara bayılırım, ölürüm... Bu arada fotolardan birinde beyaz, tüy yumağı, öküzümsü bir sevimli yaratık vardı ya... orada olsam gider sarılırdım herhalde :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Benim de en sevdigim seyahat rotalarindan birisi, her seyiyle buyuluyor :)

      Delete

Post a Comment